Prof. Dr. Serap Gültekin, 1997 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden (İngilizce) mezun olmuş; uzmanlık eğitimini 2002 yılında Gazi Üniversitesi Radyoloji Bölümü'nde tamamlamıştır.
Gazi Üniversitesi'nde 2010'da doçent, 2017'de profesör unvanını alan Dr. Gültekin, 2026 yılında emekli olarak tam zamanlı özel muayenehanesinde çalışmaya başlamıştır. Çok sayıda uluslararası yayını, 100'ü aşkın kongre davetli konuşması ve yedi tez danışmanlığı bulunmaktadır.
Evli ve iki çocuk sahibidir.
Prof. Dr. Serap Gültekin graduated from Hacettepe University Faculty of Medicine (English programme) in 1997 and completed her radiology residency at Gazi University in 2002.
After becoming Associate Professor in 2010 and full Professor in 2017 at Gazi University, she retired in 2026 to focus on full-time private practice. She has numerous international publications, over 100 invited congress lectures, and has supervised seven graduate theses.
She is married with two children.
Mamografi, X ışını kullanarak memenin görüntülendiği altın standart tarama yöntemidir. Erken meme kanserinin önemli bir göstergesi olan mikrokalsifikasyonları, yapısal bozulmaları ve yoğunluk artışlarını herhangi bir klinik belirti ortaya çıkmadan tespit edebilir. Modern dijital teknoloji ile radyasyon dozu %15–20 azaltılmıştır.
40 yaşından itibaren yıllık mamografi taraması önerilmektedir. Yüksek riskli bireylerde bu yaş daha erken olabilir. Gerektiğinde ultrason veya meme MRG mamografiye eklenebilir; ancak hiçbir yöntem tarama mamografisinin yerini alamaz.
Mammography is the gold standard breast imaging method, using X-rays to detect microcalcifications, structural distortions, and density changes before any clinical signs appear. Modern digital technology has reduced radiation dose by 15–20%.
Annual screening is recommended from age 40. For high-risk individuals, screening may begin earlier. Ultrasound or MRI may complement mammography when needed, but no method replaces screening mammography.
Ultrason, iyonize radyasyon kullanmadan yüksek frekanslı ses dalgalarıyla görüntü oluşturur. Sonucu inceleme sırasında hemen paylaşılabilmesi önemli bir avantajıdır. Yoğun meme yapısına sahip kadınlarda mamografiye ek tarama aracı olarak kullanılır.
30–35 yaş altı genç hastalarda, erkek ve çocuklarda meme şikayetlerinde ilk tercih edilen yöntemdir. Biyopsilerde en sık kullanılan rehber yöntem olup mamografide saptanan kitlelerin katı-sıvı ayrımında da vazgeçilmezdir.
Ultrasound produces images using high-frequency sound waves without ionising radiation. Results can be communicated during or immediately after the examination. It is used as an additional screening tool for women with dense breast tissue.
It is the first-choice method for young patients under 30–35, male patients, and children with breast complaints. It is the most common guidance method for biopsies, and essential for distinguishing solid from cystic lesions found on mammography.
Meme MRG, manyetik alan ve radyo dalgaları kullanarak yüksek çözünürlüklü görüntüler sağlar. Hasta yüz üstü pozisyonda, kapalı alanda incelenir; eş zamanlı olarak damardan kontrast madde verilir. Tanısal ve tarama amaçlı kullanılabilir.
Yüksek riskli kadınlarda mamografiye eklenmesi daha fazla kanserin tespitini sağlar. Yeni tanı meme kanseri hastalarında tümör boyutu ve ek odakların değerlendirilmesinde, silikon implant bütünlüğünün incelenmesinde ve sorun çözümü amacıyla sıklıkla başvurulan bir yöntemdir.
Breast MRI uses a magnetic field and radio waves to obtain high-resolution images. The patient lies face-down in a closed scanner; intravenous contrast is administered simultaneously. It can be used for both diagnostic and screening purposes.
Adding MRI to mammography in high-risk women detects more cancers. It is frequently used to evaluate tumour size and additional foci in newly diagnosed patients, to assess silicone implant integrity, and for problem-solving after other imaging.
Günümüzde şüpheli meme lezyonlarının tanısında altın standarttır. Lokal anestezi sonrasında özel biyopsi iğneleriyle lezyondan doku örneği alınır; örnekler patolog tarafından mikroskop altında incelenerek kesin tanıya ulaşılır. Rehber yöntem olarak çoğunlukla ultrason kullanılır.
Today's gold standard for diagnosing suspicious breast lesions. After local anaesthesia, specialised needles collect tissue from the lesion; samples are then analysed microscopically by a pathologist for a definitive diagnosis. Ultrasound is the most commonly used guidance method.
Elastografi, ses dalgalarıyla meme kitlelerinin sertliğini ölçen bir ultrason yöntemidir. Sert kitlelerde kanser olasılığının arttığı gösterilmiştir. Strain elastografi dokuya hafif baskı uygulayarak esnekliği ölçer; shear wave elastografi ise ses dalgalarının dokudaki ilerleme hızını hesaplar.
Elastography is an ultrasound technique that measures the stiffness of breast lesions using sound waves. Studies show that stiffer lesions carry a higher probability of malignancy. Strain elastography measures tissue displacement under gentle pressure; shear wave elastography measures how fast sound waves travel through tissue.
Üçüncü nesil Doppler teknolojisi olan mikrovasküler görüntüleme, standart Doppler'in göremediği çok küçük damarları ve düşük hacimli kan akımlarını tespit eder. Malign kitlelerde damar sayısının daha fazla ve daha düzensiz olduğu bilinmekte; bu yöntem bu farkın ortaya konmasına yardımcı olmaktadır.
A third-generation Doppler technology, microvascular imaging detects very small vessels and low-volume blood flows that standard Doppler cannot visualise. Malignant lesions tend to have more vessels with more irregular pathways — this method helps reveal that difference.
Standart risk grubundaki kadınlara 40 yaşından itibaren yıllık mamografi önerilmektedir. Ailede meme kanseri öyküsü gibi risk faktörleri varsa bu yaş daha erken olabilir. Hangi tarama programının size uygun olduğunu doktorunuzla değerlendirmeniz önerilir.
Annual mammography is recommended from age 40 for women at average risk. Those with risk factors such as a family history of breast cancer may need to begin earlier. It is recommended that you discuss the most appropriate screening plan with your physician.
İşlem öncesinde cilde lokal anestezi uygulandığından ağrı minimum düzeydedir. Çoğu hasta işlemi hafif bir baskı hissi olarak tanımlar. İşlem sonrasında kısa süreli hafif hassasiyet olabilir; günlük yaşamı kısıtlamaz.
Because local anaesthesia is applied beforehand, pain during the procedure is minimal. Most patients describe it as a mild sense of pressure. There may be brief tenderness afterwards, but it does not restrict daily activities.
Çok sayıda uluslararası indeksli dergide yayın sahibi olan Prof. Dr. Gültekin, Aralık 2025'ten itibaren SCI-Expanded kapsamındaki Diagnostic and Interventional Radiology (DIR) dergisinin Meme Radyolojisi Editörü olarak görev yapmaktadır. Aynı zamanda ulusal meme kanseri tarama programı KETEM'lerde eğitimci ve denetmen olarak aktif rol üstlenmektedir.
Prof. Dr. Gültekin has published extensively in international peer-reviewed journals. Since December 2025, she serves as Breast Radiology Editor of Diagnostic and Interventional Radiology (DIR), an SCI-Expanded indexed journal. She also serves as a trainer and inspector in Turkey's national breast cancer screening programme (KETEM).